Rocky
Rocky, ilki 1976'da çekilen, 6 filmden oluşan bir sinema filmi serisidir. Başrolde, senaryosunu da yazan Sylvester Stallone oynar. Filmde yoksul ve kimsesiz bir boksörün yaşam hikayesi anlatılır. Serinin son filmi Rocky Balboa adıyla 2006 yılında çekilmiştir. Rocky Balboa ringlerden emekli olmuştur. Ellili yaşlarındadır ve dul bir adam olarak Philadelphia'da bir restoran işletmektedir. Fakat paraya ihtiyacı vardır ve bunun için birkaç ufak boks maçı yapmaya karar verir. Ancak bu boks maçlarının yönü değişip kendisine Dünya Ağırsıklet Şampiyonu Mason "The Line" Dixon'un karşısına çıkma fırsatı verildiğinde işler değişir. Rocky bu teklifi değerlendirecek ve tekrar şampiyon olmak için ringe çıkacaktır.
A Nightmare on Elm Street
Film, Elm Sokağı'nda geçiyor. Boşanmış bir aileye, dedikoducu arkadaşlara, kendisinin verebileceğinden daha fazlasını isteyen erkek arkadaşa sahip olan Nancy Thompson'ın ile kirli, kahverengi şapkası; kırmızı, yeşil kazağı, parmakları bıçaklarla dolu eldiveni ve yanık suratı ile en popüler korku filmi karakteri Freddy Krueger'ın başından geçiyor. Nancy'nin en yakın arkadaşı Tina ve Tina'nın Rod'la baş başa yatak odasında geçirdikleri bir gecede Tina'nın vahşice öldürülmesiyle Nancy'nin komiser olan babası Donald Thompson dahil herkes cinayetten Rod'u sorumlu tutar. Daha sonra Freddy'nin devamlı Nancy'nin kabuslarına girmesi, en yakın üç arkadaşının da kendisiyle aynı kabusları gördüğünü anlaması ve annesinin Nancy'e Freddy'nin gerçek hikayesini anlatması üzerine Nancy; gerçek katilin Rod değil, Freddy olduğundan emin olur ve sadece kabuslarda ortaya çıkan Freddy'e karşı ofansif bir tavır alarak onu rüya dünyasından çıkarmaya çalışır.Ve bu seri Freddy Jason'a Karşı olarak devam etmiştir.
Alien
Alien dünyasında geçen bir seri filmlerden oluşur. Bu seride Yaratık (1979), Yaratıklar (1986), Yaratık³ (1992), Yaratık: Diriliş 1997 filmleri bulunur, bazen Alien Predator'e Karşı (2004) ve Alien Predator'e Karşı 2 (2007) filmleri de serinin parçası sayılır.
Seri 1979'da Ridley Scott tarafından çekilen ilk filmin büyük başarısı sonrası oluşmuştur. Bilim kurgu sinemasının klasiklerinden sayılan ve bu tarzı ciddi anlamda etkileyen film dörtlemenin (Alien Quadrilogy) ilham kaynağı oldu.
Cube
Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar. Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar. Farklı meslek ve yaş gruplarından kahramanlar çıkış yolunu ararken, küplerin içindeki tehlike ve acayipliklerle savaşırlar. Zor durumda kalan karakterlerin birbirleri ve kendileri ile yaşadıkları çatışmalar konuyu daha ilginç hale getirir. 365,000 Kanada Doları (yaklaşık 500,000 YTL) gibi çok küçük bir bütçeyle çekilmiş olan film sinema tarihinin önemli yapıtlarından biri olarak kendine yer edinmiştir.
Scarface
Fidel Castro'nun "devrimimizin ruhunu benimsemeye niyetleri yok" dediği ve "Onları istemiyoruz!" diye haykırdığı binlerce siyasi suçlu, sürgün ile ABD'ye getirilir. Bunların arasında siyasi suçlu Tony Montana'da vardır. Bulaşıkçı olarak başlayan iş hayatı para kazanma arzusu nedeniyle mafyaya kayar. Cesareti ve sertliği ile hızla yükselerek kendisine bir suç imparatorluğu kurar. Bolivya'daki ortağı Soza'yı afişe edecek bir gazetecinin karısını ve çocuğunu öldürmediği için ortağı ile araları bozulur ve Soza'nın emri ile Tony Montana'nın evine yapılan bir baskında sırtından vurularak öldürülür.
Pulp Fiction
"Altın Saat", "Vincent Vega ve Marsellus Wallace'ın Karısı", "Jules, Vincent, Jimmie ve The Wolf".. Quentin Tarantino ve Roger Avary'e en iyi senaryo dalında Oscar kazandıran "Ucuz Roman", bu üç öykünün zincirleme şekilde birbirine geçmesinden oluşmuş bir hikayeyi anlatıyor. Profesyonel boksör Butch Coolidge (Bruce Willis) ünvan maçında kaybetmek için ünlü mafya babası Marsellus Wallace'dan (Ving Rhames) para alıyor ancak sözünde durmayarak rakibini nakavt ediyor. Bunun üzerine Wallace, en yetenekli tetikçilerinden Vincent Vega'yı (John Travolta) Butch'un evine yolluyor... İkinci ve üçüncü öykülerde ise Vincent'ın bu olaylardan önce, ortağı Jules'la (Samuel L.Jackson) yaptıkları ve Marsellus'un karısı Mia (Uma Thurman) ile birlikte geçirdiği akşam anlatılıyor. Üç öykünün kahramanlarını ve yaşadığı olayları birbiriyle ilişkilendiren Tarantino'nun filmi Cannes'da Altın Palmiye almıştı.
Evil Dead
5 öğrenci Tennessee ormanındaki bir kulübeye haftasonu tatillerini geçirmeye giderler. Kulübenin mahzeninde ölülerin kitabını (Book of the Dead) ve bir ses bandı bulurlar. Kitaptaki büyülü sözleri içeren bu ses bandını çaldıklarında farkında olmadan intikam isteyen iblisleri uyandırırlar. Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir. Neredeyse gece olmuştur. Dışarıdan gelen sesi duyan Cheryl kulübeden çıkar. Ormanda ağaçlar tarafından vahşice tecavüze uğrar. Kulübeye döndüğünde kimse ona inanmaz. Ash’e gitmek için yalvarır. Ve Ash onu kasabaya götürmeye karar verir. Yola çıkarlar ama köprünün yıkıldığını görünce tekrar kulübeye dönerler. Döndükten kısa bir süre sonra Cheryl iblise dönüşür ve Linda’yı ayak bileğinden yaralar. Cheryl’i mahzene kilitlerler. Bu sefer Shelly iblise dönüşür ve Scotty’ye saldırır. Ash’le Scotty, Shelly’yi parçalara ayırıp dışarıya gömerler. Scotty ormandan çıkış için yol aramaya gider. Ash kulübeye döndüğünde mahzenin kapısının açık olduğunu görür. Bu arada Scotty, yaralı vaziyette geri döner ve bilincini kaybetmeden önce Ash’e ormandan çıkış için bir yol olduğunu söyler. Ash, Linda’yı kontrol etmeye gider. Onun da iblislerce ele geçirildiği görür. Linda’yı dışarı sürükler ve kürekle kafasını gövdesinden ayırır. Ash kulübeye döndüğünde Scotty’nin ölmüş olduğunu görür. Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur. Ash ona ateş eder ama öldüremez. Scotty iblise dönüşmüştür. Cheryl ve Scotty, Ash’e saldırırlar. O sırada çığlık atmaya başlarlar ve vücutlarından duman tüter. Çünkü Ölülerin Kitabı şöminenin yanına düşüp, kenarından yanmaya başlamıştır. Kitabı yanmasının iblisleri yokedeceğini anlayan Ash, son bir hamleyle kitabı şöminenin içine atar. Kitap yanınca iblisler erir ve güneş doğar. Tek kurtulan Ash’dir. Kulübeden dışarı çıkar. Tam kabusun bittiğini düşünürken aniden kötü ruhlar tekrar Ash’in peşine düşer. Ash’in korku dolu yüzünün gösterilmesiyle film sonlanır.
The Godfather
Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı geniş bir ailedir. Aile, diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin yargıçlar ve senatörlerle kurduğu yakın ilişkilerdir. Bu ilişkiler, diğerlerinin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.
Bir gün eroin üretimi ve dağıtımı yapan "Türk" lakaplı Solozzo, Don Corleone'den, ilişkilerini kullanarak kendisine yasal koruma sağlamasını ve 1 milyon dolar nakit para vermesini ister, karşılığında elde edilecek kârdan pay teklif eder. Teklife göre, ilk yıl Corleone Ailesi'ne kalacak olan para 3-4 milyon dolar civarında olacaktır. Ancak Don Corleone teklifi reddeder. Gerekçesi, iyi ilişkileri olsa da, Don Corleone'nin uyuşturucu işi ile bağlantısı olduğunu öğrenen siyasetçilerin ilişkilerini gözden geçirme gereği duyacak olmalarıdır. Bunun üzerine arkasına Tataglia ailesini ve New York emniyet müdürü McClusky'i alan Solozzo, Don Corleone'yi vurdurtur. Ölümden son anda kurtulan Don Corleone'yi ve tüm aileyi kötü günler beklemektedir. Bu süreçte, fevri hareketleriyle bilinen, Don Corleone'nin en büyük oğlu Sonny ölecek, 2. Dünya Savaşı'ndan kahraman olarak dönen en küçük oğlu Michael ise, daha önce aile işleriyle hiç ilgilenmediği ve bunu istemediği halde olayların akışı onu hikâyenin merkezine doğru itecektir. Artık zaman hesaplaşma zamanıdır. Diğer ailelerin de karıştığı büyük bir savaş başlar...
Hellraiser
Frank hayatındaki umutsuzluğu bir kutunun gizemiyle çözmeye çalışır. Lament Bulmaca Kutusu denen bu gizemli mekanizma söylendiğine göre hayatta tadılabilecek en büyük zevkleri içinde barındırmaktadır. Frank bulmacayı çözer ve kutuyu açmayı başarır. Ancak kutu sanıldığının aksine kötülüklerle doludur: O cehenneme açılan bir kapıdır ve Frank bu kapıdan geçmiştir.
Frank'in eski sevgilisi, onu yeniden bulmak için Cenobite denilen iblislerle savaşmak zorundadır.
Friday the 13th
13. Cuma, 1980 yılında Sean S. Cunningham tarafından çekilmiş bağımsız Amerikan filmidir.13. Cuma serisinin başlangıç filmidir. Filmde küçük bir çocuk iken Crystal Lake Kamp'ının gölünde boğulan Jason'ın yıllar sonra bölgeye gelen bir grup genci kendine has yöntemleri ile katledişi gösterilir. Bir çok devam filmi çekilmiştir.
Titanic
1996 yılında Brock Lovett ve grubu RMS Titanic'in enkazında Heart of the Ocean adı verilen bir kolye ararlar.Kolye yerine buldukları bir resim ilgilerini çeker çünkü resimdeki kadın bu kolyeyi takmaktadır.Bunu haber yapan Brock amacına yaklaşmış ve o resimdeki kadın-Rose Calwert, Brock'un daveti üzerine araştırma gemisine getirilmiştir.Bu yaşlı kadın 17 yaşındayken çizdirdiği resmi görünce batmaz denilen RMS Titanic'te geçirdiği zamanını anlatmaya karar verir.Film de bu aşk, heyecan ve dehşet dolu zamana odaklanıyor.Rose DeWitt Bukater annesi ve nişanlısıyla 1. sınıf yolcu olarak Titanic e biner ama herkes için rüyalar gemisi olan Titanic onun için bir köle gemisidir.Çünkü istemediği halde annesinin baskısıyla nişanlısı Caledon(Cal) Nathan Hockley ile evlenmek üzere yolculuk eder.Jack Dawson ise Titanic için 3. sınıf biletini bir kumar masasında kazanmıştır.Cal, nişanlısı Rose için aldığı kolyeyi düğünden önce ona verir.Rose, bulunduğu durumdan kurtulmak isterken Jack ile tanışır ve artık birbirlerine bağlanmışlardır.Jack'in çizimlerini beğenen Rose kendisini de nişanlısının verdiği kolyeyle birlikte çizmesini ister.RMS Titanic'in kaptanı Ed. John Smith gelen buzdağı uyarılarını dikkate almaz ve geminin büyüklüğünün yanında hızını da kanıtlamak için hızını azaltmaz.Fakat, Titanic 14 Nisan 1912 gecesi sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpar.1500 kişinin ölümüne sebep olan bu felaket yaşanırken insanların yaşam savaşı sırasında Rose ile Jack in de birbirleri için yaptıkları fedakarlıkları,onların aşkları, dramı gösterilir.
Braveheart
Cesur Yürek; Mel Gibson'in yönettiği ve başrolünü oynadığı bu epik yapım, Türkiye sinemalarında yıllarca gösterilerek bir rekora imza atmıştır. 1996 yılında 10 dalda Oscar'a aday olan yapım, yönetim, görüntü yönetimi, efekt, makyaj ve en iyi film dallarında ödüle layık görülmüştü.13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.
Michael Myers
Michael Myers ilk olarak 1978 tarihli Cadılar Bayramı'nda görünmüştür.Bu bölümde karaktere The Shape de denilmektedir.Michael Myers 31 Ekim 1957 tarihinde doğmuştur.31 1963'de Michael Myers (Will Sandin) 6 yaşında iken 17 yaşındaki ablası Judith Myers'ı (Sandy Johnson) mutfak bıçağı ile öldürmüştür.Öldürme nedeni ablası ile ablasının erkek arkadaşının cinsel ilişkide bulunmasıdır.Michael cinayeti işlerken Judith'in erkek arkadaşının palyaço maskesini takarak işlemiştir.Michael'ın anne ve babası eve gelince Michael'ı kanlı bir bıçağı tutarken görmüşlerdir.Bu cinayetin üzerine Smith's Grove - Warren County Islahevi'ne süresiz kaldırılmıştır.Oradaki doktoru Sam Loomis, Michael'ın hiç kıpırdamadan durduğunu 15 yıl boş duvarlara baktığını söylemiştir.Michael ile iletişim kurmaya çalışan doktoru Sam Loomis hiçbir sonuç alamamıştır.Filmin kesik sahnelerinden bazlarında da Michael, Islahevindeki kapılara Sister yani Kız kardeş yazdığı görülür.Michael Myers 15 yıl Smith's Grove'de durduktan sonra 1978 yılı 30 Ekim günü, 21 yaşında iken Islahevinden kaçmıştır.Islahevinden kaçan Michael ilk olarak bir işçiyi öldürüp tulumunu giymiş daha sonra da bir eğlence dükkanından maske çalmıştır.Bu sefer de diğer kardeşi Laurie Strode'yi aramaktadır.Hemşire Marion, Michael Myers'ın kaçtığı konusunda Dr. Loomis'e haber verir.Diğer yanda Laurie ise o gece Tommy Doyle'a bakacaktır.aurie o gün biri tarafından izlendiğinin farkındadır.Michael Myers o gün Laurie'yi izlemektedir.Laurie'nin aradaşı Annie de Lindsay Wallace (doğum tarihi 4 Nisan 1970) bakacaktır.Annie Brackett (Şerifin kızı) daha sonra Lindsay'i Laurie'ye bırakır.Laurie o gece Lindsay ve Tommy ile televizyon izlemektedir.Tommy dışarıda The Boogeyman yani Öcü dediği birini görmektedir.Laurie ise buna inanmamakta sadece bir çocuk saçması olduğunu düşünmektedir.Boogeyman aslında Michael Myers'dır.Michael ilk önce Laurie'nin arkadaşı Lynda ve erkek arkadaşı Bob'u öldürür.Daha sonrda Annie'yi.Laurie arkadaşlarının cesetleriyle karşılaşır.Michael, Laurie'yi kolundan yaralar.Laurie, Michael'dan kaçar.Bu sırada Dr. Loomis, Şerif Brackett kasabada Michael'ı ararlar.Michael'dan kaçan Laurie tekrar Tommy'nin bulunduğu eve gelir.O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Zorlu bir mücadeleden sonra Laurie, Michael'ın boynuna Michael'ın bıçağını saplar.Michael yeniden kalkar.Tam Laurie ile boğuşurken Laurie Michael'ın maskesini çıkarır.Michael maskesini geri takar.Bu sırada Tommy ve Lindsay'da yardım istemek için dışarı çıkmışlardır.Dr. Loomis, Laurie'nin bulunduğu evde karmaşa olduğunu anlar.İçeri girer.Michael orada Laurie'yi öldürmeye çalışmaktadır.Dr. Loomis Michael'e altı el ateş eder.Michael Myers evin balkonundan aşağı düşer.Dr. Loomis aşağı baktığında Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.
The Naked Gun
Frank Drebin (Leslie Nielsen) "Pembe Panter" filmlerindeki Dedektif Clouse'nun '90'lar versiyonu gibi. Drebin'in polis arkadaşı Nordberg'in (O.J. Simpson) yaralanmasıyla başlayan olaylar Drebin'in Amerika'ya ziyaret için gelen İngiliz Kraliçesi II.Elizabeth'e karşı planlanan bir suikast planını keşfetmesiyle sürüyor. Drebin hem bu plana engel olmaya hem de büyük düşmanının sekreteriyle olan ilişkisini düzenlemeye çalışıyor.
Airplane
1970'lerde Hollywood'un takıldığı film türlerinden biri olan "felaket filmleri" özellikle de havada geçen felaket filmleri bu filmin temel iskeletini oluşturuyor. Bir yolcu uçağında balık yiyenler zehirlenince uçağı kullanacak kimse kalmıyor. Neyse ki yolcular arasında eski savaş pilotu Ted Striker vardır. Ama Striker'ın 2. Dünya Savaşı sırasında uçağını düşürdüğü, alkolik olduğu ve onu terkeden sevgilisinin de o uçakta olduğu durumunu düşünürsek uçaktakiler pek emniyette sayılmazlar. Öncelikle tüm havaalanı felaket filmlerini kendine model alan ve onların klişeleriyle alabildiğine dalga geçen film, ZAZ ekibinin en tutulan filmlerinden biri olmuştu ve iki yıl sonra ikinci filmi de çekilmişti.
Predator
"Die Hard" filmlerinin yaratıcısından bir "yaratık" filmi. Uzaydan gelen bir yaratık Kolombiya ormanlarında dehşet saçıyor. İçinde Amerikalı bir diplomatın bulunduğu helikopter Kolombiya ormanlarının üzerindeyken kayboluyor. Bunun üzerine ABD hükümeti, başında Arnold Schwarzenegger'in bulunduğu bir askeri timi ormanın içine salıyor. Askerler ormanın içine yavalanmış bu insansı, vahşi yaratıkla büyük bir mücadeleye giriyorlar. Yönetmeni John McTiernan, filmini biraz Ridley Scott'ın "Alien" filmine benzetmiş. Aldığı beğeni üzerine ikincisi de çekildi...
Güncelle me Yapılacaktır.
